Hareketsizliğimiz

HAREKETSİZLİĞİMİZ

Fikirsizlikten sonra, bir de hareketsizlik derdimiz var!.

(Aksiyon)culuk ruhuna, mümkün kelimesinin son haddiyle uzak ve yabancı yaşıyor ve yaşatılıyoruz.

Teker teker fertleri kaplayacak cemiyeti tehdit edici bir tehlike karşısında hemen uyanması ve şahlanması gereken içtimai dayanışma ruhunu, münadi gezdirerek arasanız da bizde bulamazsınız.

Bu hale gelmemizin sebebi, bütün bir tarih boyunca sırtımızda yaşayan, ensemizdeki “ukde-i hayat” dan canımızı emen, bizi, münfail,mahrem ,deruni bir hayat yaşamaya zorlayan ve her defa birbirini tasfiye edip birbirinden daha baskın çıkan türlü zorbaları ve ağaları olsa gerek…

Anadolu halkı, hele son yüz yıllık taklit ve izmihlal devrimizde, her an biraz daha kesifleşen bir yılgınlığa uğramış, uğratılmış ve apıştırılıp bırakılmıştır.

Zira bizde her inkılâp , isterse gayesi sözde hürriyet olsun, kendi işini becerdikten sonra kendi hodgâm nefs selameti kaygısıyla, devirdiği rejimin baskısından daha ağır bir baskı koymayı ihmal etmemiş; böylece Anadolu halkının ruhuna kakılan yılgınlık çivisi, birbirine düşman hareketler tarafından da, sadakatle,dikkatle,gayretle, müşterek eser halinde dibine kadar götürülmüştür.

Ve böylece ismine “efkar-ı umumiye” dedikleri atmaca, bizde her an harekete geçmeye hazır içtimai bir hakimiyet imkanı vadetmekten uzak, içi saman dolu bir kuş haline getirilmiş ve bu kuşun tepesine, efendinin millet olduğu ölçüsü yazılmıştır!

Bir millet ve cemiyette hareket imkanları baltalanırken, sonuna kadar ulaşacak olan, ya tam hareket, ya tam hareketsizliktir. Bizde ikincisi olmuştur.

Bizim eksikliğini gördüğümüz ve hasretini çektiğimiz hareketse, herhangi bir rejimi kanun dışı yollarla devirmeyi hedef tutan bir iş ve aksiyon çalışması değil,ona, her an, her şeye muktedir bir “Efkar-ı umumiye” yaşadığını hissettiren,asla nöbet yerini bırakmayan ve ancak kanun tepelendiği zaman kanun yollarını düşünmeyecek olan içtimai dayanışma ruhudur.

Demokrasya, getirdiği prensiplerle ,icap ederse kendi kendisini tepeletmek yolunu da açık bırakan ve bu yolu hiçbir pahaya ve hiçbir fert ve zümreye kapattırmayan telakki ve teşkilatın ismidir ve sadece içtimai dayanışma ruhudur.

Demokrasyanın tam hakkını isteyerek, kanun yoluyla, fakat sonuna kadar tam hareket ruhunu elde etmedikçe, “ukde-i hayat” ımızda bütün canımız emilecektir!Biz, kanuna aykırı şekilde “İslamı getirin!” demiyoruz; “Demokrasyayı getirin, ötesi kolay!” diyoruz.

(İdeolocya Örgüsü, Büyük Doğu Yayınları, 16. baskı / s.457-458)

Share

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.