Üstad’ın Şaheseri “Bir Adam Yaratmak” Uluslararası Ödüllerle Vizyona Gün Sayıyor: 1 Mayıs’ta Sinemalarda!

Türk edebiyatının ve tefekkür dünyasının sarsılmaz kalemi Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in unutulmaz tiyatro eseri “Bir Adam Yaratmak”, dev bir prodüksiyon ve uluslararası başarılarla beyazperdeye geliyor. İnsanın varoluşsal sancılarını merkeze alan ve başrolünde Engin Altan Düzyatan’ın yer aldığı film, 1 Mayıs’ta 300 sinema salonunda izleyiciyle buluşacak.

İlk olarak 1937-1938 yıllarında Muhsin Ertuğrul tarafından Şehir Tiyatrolarında sahnelenen kült eser, yaklaşık 90 yıl sonra güçlü bir sinema diliyle yeniden hayat buldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle, Filimetre Medya Yapım tarafından hayata geçirilen filmin yönetmen koltuğunda Murat Çeri oturuyor.

Eserde, derin psikolojik gelgitler ve ölüm korkusuyla yüzleşen yazar “Hüsrev” karakterine usta oyuncu Engin Altan Düzyatan hayat veriyor. Dev kadroda Düzyatan’ın yanı sıra; Altan Erkekli, İsmail Hakkı, Deniz Barut, Serpil Tamur, Hakan Meriçliler, Murat Serezli, Gülper Özdemir ve Caner Topçu gibi birbirinden değerli isimler yer alıyor.

Vizyona Girmeden Ödülleri Topladı Dünya prömiyerini İran’da düzenlenen 43’üncü Fecr Film Festivali’nde gerçekleştiren “Bir Adam Yaratmak”, uluslararası arenada da büyük ses getirdi. Hindistan’daki Chennai Uluslararası Film Festivali’nde “En İyi İkinci Uluslararası Uzun Metraj Film” (Second Best International Feature Film) ödülüne layık görülen yapım, Türkiye’de de gurur tablosu oluşturdu. Başrol oyuncusu Engin Altan Düzyatan, Hüsrev karakterindeki sarsıcı performansıyla 13’üncü Boğaziçi Film Festivali’nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazandı.

“Necip Fazıl’ı İnsanlarla Tekrar Tanıştırmak İstiyorum” Eseri sinemaya uyarlamanın kendisi için yıllara dayanan bir hayal olduğunu belirten yönetmen Murat Çeri, Üstad’ı Goethe ve Tolstoy gibi dünya devleriyle aynı ruh akrabalığında gördüğünü ifade ediyor. Çeri, “Necip Fazıl, ne yazık ki ideolojik tartışmalara kurban edilmiş isimlerden birisi. Oysa zor zamanların büyük adamlarının ruhaniyetine sıkıca sarılmamız gerekiyor. Bu eser, ontolojik bir sıkıntının ürünü ve biz onu hakkıyla sinemaya aktarmak için var gücümüzle çalışıyoruz,” sözleriyle projeye verdikleri önemi vurguluyor.

“Ben Neden Varım?” Sorusuna Sinematik Bir Cevap Üniversite yıllarında okuduğu eserin başrolünü üstlenmenin kendisi için çok anlamlı ve yorucu bir deneyim olduğunu belirten Engin Altan Düzyatan ise eserin felsefi derinliğine dikkat çekiyor: “Eserde varoluş sıkıntısının, ölüm korkusunun gitgide artması benim için oldukça zordu. İnsanların varoluş sıkıntılarını düşünecek zamanlarının bile olmadığı günümüz dünyasında, bu eserin sinemada karşılığını bulması çok önemli.”

Salt bir hikaye olmanın çok ötesine geçen “Bir Adam Yaratmak”, “Ben neden varım?”, “Neden yaşıyorum?” gibi insanlık tarihinin en temel sorularını cesurca beyazperdeye taşıyor. Bir kulun bir “kul” yaratamayacağı gerçeğini çarpıcı bir şekilde yüzümüze vuran film, özellikle genç izleyicilerin zihinsel ve manevi dünyasında derin izler bırakmaya hazırlanıyor.

Bu dev yapım, 1 Mayıs’ta Türkiye genelinde 300 salonda sinemaseverlerle buluşacak.

Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.